16 Nisan 2010 Cuma

NEC CORPORATION HAKKINDA


1899dan beri, NEC sayılamayan veri işleme ve telekomünikasyon yenilikleriyle tarih yaratmıştır. Dünyanın en yüksek patent sayısına sahip bir şirket olarak NEC Corporation(NASDAQ: NIPNY, FTSE: 6701q.1, TSE: 6701), interneti şahsi kullanıma, Broadband Network’leri ve Telekom ve elektroniği iş ortamına hazırlayan çözümler geliştirir. NEC Corporation, teknik uzmanlığına ve geniş bilgi ağına dayanarak müşterilerine gerçek bir katma değer sağlar. NEC dünya çapında 150.000’den fazla insan çalıştırmaktadır ve 2007 mart ayı itibarıyla 39 Milyar USD ciro yapmıştır. NEC Corporation “Yetkilendirilmiş Yenilikçilik” sloganıyla cirosunun % 6.5’unu Ar-Ge’ ye ayırarak, bio-plastiklerden yüksek performanslı hesaplayıcılara kadar geniş ürün çeşitliliğiyle teknolojik yenilikçiliği müşterilerinin ayağına getirir.
http://www.nec.com
http://www.nec-computers.com

PACKARD BELL HAKKINDA


Packard Bell firması "1923" yılında "Radyo Üreticisi" olarak kurulmuş çok köklü bir "Amerikan" firmasıdır. 1930-1970 yılları arasında Dünyada Teknolojinin Radyodan Televizyona doğru kaydığı aşamada Packard Bell firması "televizyon üretimine" girdi. ve 1988 yılında PC ibaresinin insanların kafasında canlanmaya başladığı yıllarda PC kavramını duyurdu ve "Amerika'daki En Büyük PC" üreticilerinden biri oldu. 1991 Yılında Avrupa'da "İlk Ofisini" açtı. 1994 ürettiği makinelerdeki dizayn ve yenilikçi teknolojiler "PC'lerde standart entegre ilk Combo Sürücü" daha sonra "PC'lerde standart ilk DVD ve DVD RW Sürücü" sayesinde Dünyanın en büyük 2 PC üreticisinden biri durumuna geldi. 1994 Aynı yıl Fransa Angers'de üretim fabrikasını açtı ve dağıtım ağını genişletti. 1995 yılında Dünyanın En Büyük Firmalarından biri olan "NEC" ile birleşti. 1996 yılında İskoçya'da Avrupa'daki ikinci fabrikasını açtı. Ve şu anda da dünyanın çeşitli ülkelerinde üretim yapan çeşitli fabrikaları var. (Prag, Livingstone, İskoçya, Malezya, Çin)

Firma web adresi : http://www.packardbell.com

11 Ocak 2010 Pazartesi

DİZÜSTÜ BİLGİSAYAR ALIRKEN !

Dizüstü bilgisayar alırken kriterlerimiz fiyatı, ram veya harddisk kapasitesi olmamalı. Çoğunlukla dikkat edilmeyen ama önemli olan hususlar vardır;
Mesela dizüstülerde ram ve harddisk değişebilen veya yükseltilebilen parçalardır, bu parçaların ne olduğu o kadar problem değildir lakin siz sonradan değiştirebilirsiniz. Ancak işlemci, ekran kartı, ekran, ses kartı, firewire portu, usb sayısı, pcmcia yuvası v.b. şeyler ise değişemez parçalardır. Açıkçası 8GB ram, 750GB harddiski var diye dizüstü alınmaz!
Öncelikle ne için ne alacağınıza karar verin !
Ha bana sorarsanız;
-Günümüz programları işlemciyi kullanır, işlemcinizin işlem kapasitesi yüksek olsun, 64 bit desteklesin ve mümkünse yeni kuşak 8 veya 16 çekirdek olsun.
-Ben şahsen ram kullanımımı 1GB'a çıkaramadım, 2GB bile yeterlidir.
-Ekranınız mümkünse 13-14 inch civarı ve de led arka aydınlatmalı veya aktif led olsun, 15-16 inch civarı hem taşımada hemde kullanımda zorluk demektir.
-firewire bağlantısı olsun ve mümkünse 800 Mbps hızını desteklesin.
-USB sayısı 4 ila 6 olsun ve mümkünse USB 3.0 olsun.
-Sürekli ofis yada evde kullanacaksanız batarya önemli değil, ama sürekli hareket halinde iseniz batarya önemlidir, bataryanız yüksek kapasiteli ve batarya hücreleri Japon malı olsun.
-İşlemci soğutma fanı sessiz ve değişken hızlı olsun, hava alma kısmı cihazın altında olmasın. Altındaki ızgaralar ne kadar az ise o kadar iyi ve bu soğutulmasına mani değildir, hava cihazın üstünden ve kenarlardan alınır (Eski IBM ThinkPad'ler gibi).
-Dizüstünün kasası sağlam olsun ve size güven hissi versin, işletim sisteminizden önce kasanızın biryerleri çökmesin.

Daha da tavsiye verebilirim ama en güzeli özetini söyleyeyim. Ya biraz bekleyip hem de paraya kıyıp ciddi bir dizüstü alın ve yıllarca rahat edin, ya da şimdi gidip en ucuz dizüstünü alın ve tecrübenizi geliştirip ileride iyisini alın...

25 Aralık 2009 Cuma

PLAZMA, LCD, LED TV KARMAŞASI

Tüplü televizyonlar tarihe karışıyor ama yerini ne alacak ?
Yıllar önce düşük çözünürlüklü plazmalar çok rağbet gördü, açıkçası metro istasyonları için düşünülmüş tek merkezden yönetimli aktif bir reklam tabelası olacaktı. Fakat insanlar ilkinde 640X480 çözünürlüklü bu hantal ekranı evlerine soktular. Neyse ki imdada eskiden beri birçok alanda vazgeçilemeyen LCD yetişti, boyutlarını ve görüş açısını büyüterek plazmaları solladı. Peki şimdi ne var OLED mi LED TV mi !
OLED çok güzel, güneşli havada bile mükkemmel ama ya kontrolü; evet biraz zor şimdilik kenarda dursun.
LED TV oldukça iyi bir giriş yaptı. Samsung üretti ve Sony'e bile verdi. Oldukça ideal bir cihaz. Basitçesi LCD ekranların aydınlatılması arkasındaki floresan ampül ile olurken, bu işi her pikselin arkasındaki ayrı ayrı ledler üstlenince sonuç LED TV. Daha düşük ısı yayılımı, daha düşük güç tüketimi ve tabi ki daha homojen ve enfes bir parlak görüntü.
İşte olayın basitçesi aşağı yukarı bu !

10 Aralık 2009 Perşembe

ORHUN YAZITLARI

Gürültü patırtının içinde sükunetle dolaş, sessizliğin içinde huzur bulduğunu unutma. Başka türlü davranman gerekmedikçe herkesle dost olmaya çalış. Ama kimseye teslim olma. Telaşsız, açık seçik konuş. Başkalarına da kulak ver. Aptal ve cahil oldukları zaman bile onları dinle.
Yalnız planlarının değil başarılarının da tadını çıkarmaya çalış işin ne kadar küçük olursa olsun, ilgilen; hayattaki dayanağın odur.
Olduğun gibi görün, sevmediğin zaman sever gibi yapma. Aşka burun kıvırma sakın. O, çöl ortasında çimenli bir yerdir.
Yılların geçişine öfkelenme, gençliğine yakışan şeyleri, gülümseyerek teslim et geçmişe. Ara sıra isyana yönelecek gibi olsan bile, hatırla ki; kainatı yargılamak imkansızdır. Onun için kavgalarını sürdürürken bile, kendi kendinle barış içinde ol. Görmeye çalış ki; bütün pisliğine, kalleşliğine rağmen, dünya yine de güzeldir.